Yukarı Çağlar Köyünden Hacı Durmuş Aygül'ün eşi Hacı Sabriye Aygül 28.03.2020 günü akşam saatlerinde Konya Meram Araştırma Hastanesinde kalp yetmezliği sonucu vefat etmiş olup cenazesi 29.03.2020 günü öğle namazından sonra Yukarı Çağlar Köy mezarlığına defnedilmiştir. Merhumeye Allah'tan rahmet yakınlarına baş sağlığı dileriz.
 

“Ermenek ilçesi, Yukarı Çağlar köyünde arazisi içinde bulunan Roma Kralı Zenon tarafından 476 yılında yaptırılan Keben Yolu kaya düşmesi sonucu kapandı.
Yukarı Çağlar yaylasına ulaşmak için 2008 yılına kadar tek yaylaya çıkış yolu olan bu yol, Zenon, İstanbul’dan kaçarken beraberinde devletin hazinesi gelmiş. Zenon önce doğduğu köy olan Zenonopolis’te (İznebol ) gelmiş, ancak etrafı surlarla çevrili, içinde yerel kralın yaşadığı bir saray, en önemlisi kentin kuzeyinde kalesi bulunan tam korunaklı Sbide kentine 476 yılında gelerek 21 ay burada yaşamış. Kaldığı süre içinde Sbide Kentini çeşitli yatırımlarla yaşanılır bir kent haline getirmiş. Yüz yıla yakın zamandır susuzluk çeken kentin susuzluğunu gidermek için kaya üzerine Çobansuyu Sarnıcını oydurmuş, önce baharda coşan Aldere’den buraya su getirtmiş. Bu yeterli olmadığından akabinde bir mühendislik harikası olan 5 km uzunluğundaki antik su tünelini (Sıra Delikler) deldirmiştir. Sbide merkezinde kentte kurşun borularla su şebekesi ve kanalizasyon sistemini kurdurmuş.
Asıl önemli olan ise Sbide’nin yayla topraklarından yararlanması için 476 yılında Keben Yolunu yaptırmıştır. Bu yol 476 yılından 2008 yılına kadar kullanışmıştır. Şimdi ise kış şartlarından kaynaklanan olumsuzluk sonucunda bu yol kapanmıştır.”[1]
Resimler [2]
Emekli Öğretmen Durmuş Ali Özbek, yayına hazırladığı “İLK KALE” adlı kitabında bu yol için şunları yazmıştır:
“YAYLA YOLU
Yukarı Çağlar Köyünün yaylası; Sorkun Yaylası veya İzvit Yaylası olarak bilinir. Yayla arazisi karşı yaka köylerinin “İzvit Kaşı” olarak adlandırdıkları Keben Kayasından yukardaki sahadır.
Yaylaya yayan veya hayvanlarla çıkabilmek için kimler tarafından yapıldığı bilinmeyen, ancak Zenon tarafından Sbide’ye yaptığı yatırımlarla ilişkili olduğu, büyük bir ihtimaldir. Çünkü Zenon, doğup büyüdüğü Zenonopolis bugünkü Büyük Karapınar Köyünün yayla yolları için harcamalar yaptığı o dönemde Sbide’de 21 ay yaşayan Zenon’un, Sbide yayla yolunu da yaptırdığı büyük bir ihtimaldir.
Keben – Yayla Yolu [3]
Yayla yolu da çok önemli bir mühendislik bilgisi ile gerçekleştirilmiştir.  Sarp kayalıklar arasına yapılan duvarlar ve zemine döşenen döşeme taşları, yolu destekleyen ağaç bariyerler kullanılarak yapılmış olan yol, Milattan Öncesinden son on yıla kadar kullanılmıştır.
Günümüzde hayvanla yük taşımacılığı bittiği ve yeni bir güzergâhtan yol açıldığı için Keben yolu kullanılmaz olmuştur. Hatta imece ile her yıl bakımı yapılan bu yola artık bakım da yapılmaz olmuştur. Yolun bakımsız kalışını fırsat bilen bazı insanlar yol kenarlarındaki ağaç bariyerler tek tek yerlerinden söküp yok etmişler.
ANITSAL YÜRÜYÜŞ PARKURU
Her ne kadar yayla yolu kullanılmasa da, yüzyıllar boyunca insanlara ve diğer canlılara hizmet vermiş olduğu dikkate alınarak anıtsal bir yapı olarak korunmalıdır. Hatta bu yapının özel bir parkur yapılarak kullanılması da mümkündür. Bunun için Ermenek İlçesindeki kültür ve spor ile ilgili tüm birimleri bir proje oluşturarak dağcılık ve spora yönelik harika etkinlikler gerçekleştirilebilir, eşine ender rastlanan doğa fotoğrafçılığı doğal stüdyosuna dönüştürülebilir. Bu parkura, dağcılar, sporcular, fotoğrafçılar yönlendirilerek adından söz ettirecek etkinliklere imza atılabilir. Yapılacak tek masraf ise hurda da olsa yirmi, otuz tane demir bariyerdir. Böyle bir çalışmanın gerçekleştirilmesi ile anıtsal bir parkura sahip olunabilir. “[4]
Durmuş Ali ÖZBEK


[1] Haber: Durmuş Ali ÖZBEK
[2] Fotoğraflar: Ulvi ÖZTÜRK arşivinden alınmıştır.
[3] Fotoğraf: Ali AKTÜRK arşivinden alınmıştır.
[4] Durmuş Ali ÖZBEK, "İLK KALE" adlı kitabının sayfa 80,81,82,83'ten alınmıştır.
Aldere, Yukarı Çağlar yaylasında eriyen kar sularının birikerek araziden toprakları da beraberinde sürükleyerek dere yatağına dolar. Dolan su birikintisinin önündeki kar kütlelerinin eriterek veya sürükleyerek yılda bir defa olmak üzere bir hafta süren sel oluşturur. Sel güçlü olduğu yıllarda çevreye zarar verir.  Bu yıl da selin güçlü olmasıyla dere yatağındaki yayla yolunu tahrip etmiş, kullanılamaz duruma getirmiştir.  Manşette ve haber detayında gördüğünüz tüm resimler yol üzerinden akan selin görselleridir.  Bozulan yol sel sonrası yayla yolu hemen tamir edilmez ise köylü yayladaki arazisine ulaşmak için en azından 15 kilometre yol dolaşarak ulaşabilmektedir.  Bahar gübresi, nohut ekimi gibi işlerin yürütülebilmesi için Yukarı Çağlarlılar devletten yardım beklediklerini, her yıl zarar veren yayla yollarının güçlü bir beton zemin kaplaması yapılmasını talep ettiklerini dile getirmekteler.

Yayla yolu önceki yıllarda göründüğü şekilde betonla kaplandığı belirtilmektedir. Ancak bu yıl yeniden tahrip olmuştur.
Resim: Tahsin Gümüş / Video: Abdullah Çıkrık
Medya Ermenek /Haber&Resim: Ulvi ÖZTÜRK Ulvi Öztürk’ün TDF Konya İl Temsilciliği ile birlikte organize etmiş olduğu 1. Hisar Kalesi Tırmanışı, 9 Dağcının katılımıyla 15 Mart pazar günü gerçekleştirildi. 
Pazar gün Konya’dan hareket eden dağcılar TDF Konya il temsilcisi Hüseyin Turan, Gençlik Ve Spor İl Müdürü Bilal Yavaş, Doğan Hoca, Muhsin Yeşil, Hasan Sayın, Üzeyir Gümüş, Hüseyin Bayındır, Ulvi Öztürk ve genç dağcı Halit Halil saat 10:00 da Ermenek ilçesi, Yukarı Çağlar köyünün simgesi ve Taşeli’nde ilk Türklerin yapmış olduğu tarihi caminin önündeki ulu çınarın altında toplanıp belirlenen güzergâha doğru tırmanışa geçildi.
Sultan Tahtı ve Kral Taşını izleyerek antik çağın gizemli kalıntılarını geçip Aldere Şelalesi boyunca yeni yoldan kayabaşına çıkan dağcı ekibi burada söylenen İstiklal Marşı ve flama açımından sonra eski göç yolu keben den inişe geçildi.
Keben dibinde yemek için mola verilirken dağcılardan Hüseyin Turan, Ulvi Öztürk, Doğan Hoca, Muhsin Yeşil ve Hüseyin Bayındır Hisar Kalesine tırmandı. Daha sonra ekip inişe geçerek köy içinde etkinlik tamamlandı.
Bu tırmanış etkinliğinin listeye dâhil edilip gelenek haline getirilmesi, bu tırmanış etkinliğinin isminin de “Hisar Kalesi 18 Mart Şehitler Tırmanışı” olarak dağcılık literatürüne geçmesi sağlanacak. 2021 yılında TDF Konya İl Temsilciliği tarafından daha çok dağcının bu harika güzergâhta “2. Hisar Kalesi Tırmanışı”nın gerçekleştirileceği kararına varıldı.
1. Hisar Kalesi Tırmanışı başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş olup TDF Konya İl Temsilciliği yeniden Konya’ya dönmüşlerdir.

Haber: Mükremin KIZILCA Ermenek ilçesi, Yukarı Çağlar Köyü sularının çokluğu ve çağıl çağıl akmasıyla ad aldığı söylenir.  Köyün ana su kaynağı olan  Gözbaşı'ndaki ana kaynakta baharın gelmesiyle sular coşmuş, coşan sular su kaynağından yukarıda bulunan büyük kütleli taşları yerinden oynatarak aşağıya düşmesine neden olmuştur. Düşen kaya kütleleri köye su taşıyan ana su şebeke borularını parçaladığından 450 hanelik Yukarı Çağlar susuz kalmıştır.  Olayın dün gece saatlerinde olması, etrafta seyirci bulunup zarar vermesinin önüne geçmiştir. Bugün sabah saatlerinde köy muhtarlığı tarafından imece usulü ile yapılması yönünde anons yapılmış. Suyun tekrar 450 hanelik köye gelmesi için köy muhtarlığı çalışma başlatılmıştır.


Aldere, Yukarı Çağlar Köyünde bulunan yılda bir hafta kadar debisi çok yüksek su kütlesinin aktığı görülen ve de içinde oldukça fazla toprak taşıyan yüksekten akan bir şelaledir.

Aldere coşkun sularıyla akar bizlerde o yüksek şelaleyi ilkbaharda bir hafta kadar izleriz, keyifleniriz! Eskiden “Aldere coşunca her yıl bir kurban alır.” derlerdi büyüklerimiz. Bu kurban bazen insan, bazen de hayvan olabiliyor. Bu söylenti doğru muydu, o günün şartlarını incelediğimizde doğruluk payı vardı. Şöyle ki; o dönemlerde köyde büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı olukça çoktu. Hayvan sürüsü akşam yaklaşınca köye doğru hareketlenir, Aldere’den geçerken bir tanesi nerdeyse kan kırmışına yakın akıp giden sulara karıştığı gibi bir defa görülür, daha sonra aşağılarda cesedi bulunurdu. 1964 yılında köyümüzden bir genci de Aldere’nin al suyu kapmış, köyü yasa boğmuştu. Hayvancılık nerdeyse bittiğinden sel sularına artık o küçükbaş hayvanlar karışmıyor artık. Şükür insanlarımız da ölümlü bir sel vakasına karışmıyor.

Aldere, yörede bilinen karşılarının coşarak oluşturduğu yüksek bir şelaledir. Taşıdığı sular boz bulanık olmaktan öte al akar. Kırmızının (kızıl) bir tonu diyebiliriz. Aldere adına yazdığım bir şiirim.

ALDERE
Bulutlar rahmet olur iner yere,
Sel toplanıp şahlanacak Aldere,
Her damlası berekettir bir kere,
Kar eriyip kükreyecek Aldere.

Sorkun’un karları iyce sıkıştı,
Yel esince ziyim ziyim akıştı,
Gören gözler birbirine bakıştı,
Baksanıza coştu yine Aldere.

Karşıladık al, kırmızı selini,
Atmış dörtte kapıverdi Mevlit’i,*
Ruhuna hediye eyle Yasin’i
Mart gelince şaşar yine Aldere.

Aştık geldik Toroslar’ın belini,
Kar erir hemen, alıverse yelini
Biriktirir dağlar taşlar selini,
Suçtuğu’dan uçar yine Aldere.

                     *1964 yılında Suçtuğu başında sığır otlatan Mevlit Demirci, Aldere’nin seline kapılıp ölmüştü. Mevlüt ismi yerelde Mevlit olarak söylenmektedir.

Uzun lafın kısası geçelim şimdi asıl mevzuya.

“Aldere Coşar Biz Bakarız.” Sonuç mu? Aldere’nin taşıdığı şu boşa aktığı gibi, yaylanın kırmızı toprağını sürükleyip önceleri Akdeniz'e taşıyordu, şimdi ise Ermenek Barajının zeminine taşıyor. Barajın zemini mi, o da dolar tez zamanda.
Yukarı Çağlar’da “Gölcük” adında bir mevki bulunmakta. Adı üstünde Gölcük ama gölü yok. Sadece ilkbaharda şu an olduğu gibi Sarıkaya coştuğu zaman biraz su görülür. Sonrasında su falan görülmez. Biz kısmında çayırımsı alan vardır. İşte o çayırımsı alanı 1980'li yılların başında top sahası yapacağız diye o zamanın gençleri bizler çok emekler verdik. 1980'li yıllardan itibaren köy gençliğimiz biraz top koşturdu ama nizami bir saha değil zaten. Çevresine göre çukur bir alandı orta kısmı 10 dönüm kadar alan nispeten düz. Kuzeyden çevresi ise taşlık çakıllık, güney kısmı tepemsi bir alan. Gerçekten harika bir gölet yapılabilecek bir yer. Adına yakışı “Gölcük Göleti” yapılabilecek bir alan. Yöremizin en alt kademeden en üst kademesine kadar yetkililerimize sesleniyoruz gelin bir inceleyin şu alanı ve Aldere’yi. Boşa akmasın Aldere! Kısacası boşa akan Aldere suyu buraya ilkbahar da yönlendirilmiş olsa gerçek bir göletin ekipmanlarıyla yapılmış olsa al sana yörenin susuzluğuna bir çözüm daha üretilmiş olur.

Gölcük mevkisinin ve Aldere’nin görülmesinde, Gölcük'e bir gölet yapılması fikrinde ortak payda sağlanmasında yarar var. Düşünce üretmekten zarar gelmez.

Yukarı Çağların Göcük'teki top sahasının bulunduğu yere bir gölet yapılsa ve bu boşa akan su yayla yolunun kenarından bir kanal ile gölcüğe akıtılsa Yukarı Çağlar'da ve Aşağı Çağlar'da sulanmayan 1 m kare arazi kalmaz. 

Aldere’nin taşıdışı o çamurlu sular yöremizin gözdesi Ermenek Barajının zemininin dolmasını da engellemiş oluruz.

Aldere’nin yayla kısmında dere içine setler yapılsa su toplasa önü yüksek kayalık olduğundan su tutmada sorun yaşanabilir. Ayrıca yaylaya yapılacak setler çok maliyet ortaya çıkarabilir. Artı oradan suyu alıp aşağıda araziye ulaştırmak para ister diye düşünmekteyim. Lakin Aldere'den Gölcük'e gölet yapılmış olsa su almak daha avantajlı bence. Haa yaylaya yapılmış olsa yine alkışlarım.

14.03.2020
Durmuş Ali ÖZBEK
durmusaliozbek@hotmail.com
Resim: Tahsin Gümüş / Video: Abdullah Çıkrık













| Copyright © 2001 İzvit Haber
Yönetim
rekmobi_23424212482.html